Tenefüste Yasamak

Tenefüste Yasamak
Nisan 8, 2016 Feyza Kalaycıoğlu

Tenefüste olma hali,saate bakmadan (size göre) keyifli+verimli geçirilen zaman halidir.

Bu halde iken istekleriniz daha tutkulu,haliyle de evrenin size desteği tamdır.Çünkü tüm benliğiniz keyif almak konusunda kararlıdır.

Bu tutum gündelik hayatta da işini severek yapmak olarak tanımlanır. Ancak konu sadece iş değil bir yaşam tarzıdır,seçimidir,tercihidir..

Hatta bu durumu #yasamasevinci bile değil ‘yaşama iştahı’ diyerek açıklayabiliyorum.

Peki bu hale ulaşırken ; tabii ki dene-yanıl sistemi aktiftir.

(Not:Bir önceki sunumda bir çok denemesini açık yüreklilikle paylaşan İrem’e ithafen bu bölüm eklenmiştir.)

Örneğin bir şarküteriye gittiniz. Çok yağlı olmayan yine de lezzetli bir peynir istediniz.

1.tadım : çok yavan

2.tadım : peynir işte.

3.tadım : leziz sayılmaz ancak kullanılabilir..

Sonra 3.tadım peynir hizmeten ötürü,nezaketen alınır..

dızzzzt !      X

Hikaye burda kopar.Kıymetli hayatımızda #nezaketen diye extra bir zaman dilimi yoktur.Peynir tattırmak reyondaki kişinin işidir ve bu sizin probleminiz değildir.

Kötünün iyisini seçmek , tenefüsünüzden eksilttiğiniz zamandır.

Sizce en yerinde seçim yapılmadıkça,siz tenefüse tenefüs de size hasretsinizdir.

Anlattığım bu özgürlük alanı için,bu kız neyin kafasını yaşıyor yahuu diye düşünenlere elbette başka bir dille konuyu ele alan bir kaynak sunabilirim.

Rezonans Kanunu – İstek Yönetimi (Pierre Franckh-Elips Yayıncılık)

‘Kendinle ve Gerçek Duyguların ile Rezonansa Girmek’*

Tenefüsün önemini anlatan başka bir notta şu ; başarı bir şeyi ne kadar istekle çokça tecrübe etmemizle en doğru orantılı.

Dans hocam derdi ki ; Size gösterdiğim figürü ben yetenekli olduğumdan yapmıyorum,siz de yeteneksiz olduğunuzdan yapamaz değil. Siz 20 kez denediyseniz bense 2000 kez,hatta mutfakta bulaşık yıkarken bile..

Hayata oldukça homojen bir şekilde karışan bu yöntem,sizce de çok ciddiye alınası değil mi?!

Şimdi yine başka bir üslupla ve kendi tenefüsümle toparlıyorum. #neekersenonubiçmek.

Not: Bu parçayı özne,bir durum,kişi,olay gibi değil de direk evren olarak düşünerek.

‘Akşamdan sabaha kadar,

Kahkahadan aha kadar,

Şeytandan allaha kadar,

Senden aldım,sana verdim..senden aldım,sana verdim..!

Mustafa Sağyaşar

*Gerçek mutluluk,kendinle uğraşmakla değil,kendini hayattaki amacına adamakla elde edilir. Hellen KELLER..

Herdem Yeşil Tenefüsler!

*Kendinle ve Gerçek Duygularınla Rezonansa Girmek

Seni yansıtmayan hiçbir şey yaşamında tezahür etmeyecektir. Zira sana hitap etmeyen bir şeyi algılamak mümkün değildir. Dolayısıyla da sana yabancı hiçbir şeyi kendine çekemez ve onun çekim gücünden de etkilenmezsiniz. Kendinle ne kadar çabuk rezonansa girersen yaşamın o kadar çabuk değişecek.Belki de bunun bir mucize olduğunu düşüneceksin.Eğer gerçek benliğimizle duygularımız ve arzularımızla rezonans içinde olmazsa bu asıl arzularımız kısa bir süre içinde geçici ve asıl olmayan tahminler tarafından sogurulurlar gerçek isteklerimizin söndürülmesinin asıl sebebi bizim onların bilincinde olmamamız ya da onları tam anlamıyla kabul etmemizdir.Örneğin mutlu olma arzusu başkaları tarafından çok kolay istismar edilebilir artık insanların arzularını kendi çıkarları için kullanmayı hedef edinmiş büyük bir endüstri var, cazip evler ve alışveriş merkezleri büyük bir marifetli gerçek istek ve arzularımızı bizi unutturarak mutluluğu maddi edinimlerde aramamızı sağlıyor.Böylece bir alışverişten diğerine koşturur hale geliyoruz gerçek duygularımızla tekrar rezonansa geçtiğimiz anda hayatımıza kalıcı zenginliği kimlerin ve nelerin getireceğini farketmemiz hiç de zor değildir.Artık bize her dayatılana aldanmayız,birçoğunu farketmez bile bilincimiz sahte teklifleri algılamamızı engeller.Tabii ki etrafımızda olup bitenden hala haberdarızdır ama artık kendimizi o yöne çekilmiş hissetmeyiz.Peki kendimizle rezonansa nasıl geçeriz aşağıdaki konular hakkında düşüncelerini kontrol et :

*Mutlu olmak için neye ihtiyacım var ?
*Tamam şimdi mutlu olmak için “gerçekten” ne ihtiyacın olduğunu söyle.
*Hayattaki olmazsa olmazın ne ?*Kendinde sevdiğin şeyler ne? *Senin hakkında kimsenin bilmemesi gereken şey nedir ?Ne saklamak zorundasın?
*Hatta kendine bile itiraf edemediğim şey nedir sana utanç veren şey nedir?
*Hangi konuda kendini yargılıyorsun?
*Hangi yeteneklerini ortaya çıkarmaya cesaret edemiyorsun?
Cevapların senin gerçek arzularını ve korkularını gösterir.Onlara ne kadar çok karşı koyarsan kendinden o kadar çok uzaklaşırsın.Onları kabullendiğini itiraf edebildiğin oranda da sen olursun. Benliğinin tüm yönleriyle kendini olsun.Hepimizin kusurları vardır belki bunların kusurları kusur olduğuna kim karar verir? Belki de içimizdeki cevher tam da burada saklıdır.Belki de yaratıcılığımız,iyileştiriciliğimiz,ayakta kalabilme yeteneğimiz burada gizlidir.
Sen harikasın.Senin eşin benzerin yok.
Evet yolculuğun sırasında sırtında taşımak zorunda kaldığın şeyler yüklenmiş olabilir.Bu yükü taşıdığın için kendini sev.Bazen yolunu şaşırdığım için kendini sev.Bu sensin.Seni sen yapan şeyler bunlar.Seni insan yapan,harika bir insan yapan şey budur.Eğer mükemmel olmasaydın şimdi burada olmazdın.Dürüst olalım mükemmel biri kimin umurundadır ki?Mükemmel insanların yaptığı tek şey başkalarını aşağılık duygusu uyandırmaktır.Kusurlarını kabul etmek,onları benimsemek,senin için ne kadar kolay olursa,içinde oluşan mutluluk duygusu o kadar kusursuz olacaktır.
Kendini olduğun gibi kabul edebildiğin anda kendini ulaştın demektir.
Dört dörtlük olmayanlar kulübüne hoşgeldin! Olmadığımız biri gibi davranmayı bıraktığınız anda,bu yorucu sahte gösteri nihayet sona erer.Diğer insanları da oldukları gibi kabul edelim.Olduğun gibi davranmak kendine verebileceğin en büyük hediyedir.O halde her şeyiyle kimliğinin arkasında dur.
Rezonans Kanunu / Isteklerin Yönetimi | s. 239-243

 

 

 

 

 

Comments (0)

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

%d blogcu bunu beğendi: